Vilnius Üniversitesi Bilim İnsanı, Yapay Zekâdan İlhamla Işık Dönüştürme Araştırmalarını Hızlandıran Yöntem Geliştirdi

Vilnius Üniversitesi Bilim İnsanı, Yapay Zekâdan İlhamla Işık Dönüştürme Araştırmalarını Hızlandıran Yöntem Geliştirdi

Yayınlanma Tarihi: 16 Mayıs 2025

Vilnius Üniversitesi (VU) Fizik Fakültesi'nden bilim insanı Dr. Paulius Baronas, yapay zekâdan ilham alarak ışık dönüştürme sistemleri üzerine yapılan araştırmaları hızlandıran bir yöntem geliştirdi. Bu çalışma, prestijli "ACS Central Science" dergisinin kapağında yer aldı.

Organik optoelektronik, OLED ekranlar, lazerler, güneş pilleri ve transistörler gibi cihazların geliştirilmesinde kullanılan, hızla büyüyen bir teknoloji alanıdır. VU'nun Fotonik ve Nanoteknoloji Enstitüsü'nde yürütülen bu alandaki araştırmalar, kimya, fizik ve bilgi teknolojisi uzmanlarının iş birliğini gerektiriyor. Dr. Baronas, deneylerdeki çok sayıda değişkenin manuel yöntemlerle yönetilmesinin hata riskini artırdığını ve bu nedenle araştırma sürecini otomatikleştirme fikrinin ortaya çıktığını belirtiyor.

Dr. Baronas, "Yapay zekânın bilimsel araştırmalarda artan kullanımı beni etkiledi. Özellikle çok sayıda değişkenin olduğu alanlarda, kimyasal sentezin otomatikleştirilmesiyle yeni moleküllerin keşfi hızlanıyor. Ancak hâlâ birçok kimyasal bileşik, eski yöntemlerle manuel olarak üretiliyor. Kapalı otomatik sistemlerde, insanlar sadece yapay zekâya görev veriyor ve süreçler daha verimli hale geliyor," diyor.

Dr. Baronas, bu otomasyon fikrini, Katalonya Politeknik Üniversitesi'ndeki stajı sırasında uygulama fırsatı buldu. İki yıl süren çalışmaları sonucunda, otomatik bir laboratuvar kurarak bu yaklaşımın sadece uygulanabilir değil, aynı zamanda geleneksel manuel yöntemlere göre birçok açıdan üstün olduğunu kanıtladı.

"Üç ana avantajı var: doğruluk, hız ve maliyet etkinliği. İnsan hatası nedeniyle bilimsel araştırmalarda sonuçların tekrarlanabilirliği zor olabiliyor. Büyük ölçekli çalışmaların insan kaynaklarıyla yürütülmesi neredeyse imkânsız. Otomatik araştırmalar, daha az miktarda test malzemesiyle yapılabiliyor, bu da pahalı reaktiflerden tasarruf sağlıyor," diye açıklıyor fizikçi.

Ona göre, araştırma otomasyonu bilim insanının rolünü de değiştiriyor. Süreci tasarlarken, her bir adımı titizlikle değerlendirmek gerekiyor, bu da incelenen sistemin daha derinlemesine anlaşılmasını sağlıyor. Aynı zamanda, her prosedürü kusursuz şekilde gerçekleştirme baskısı azalıyor, çünkü bu görevleri makineler üstleniyor ve araştırmacılar sonuçları analiz etmeye odaklanabiliyor.

Dr. Baronas, bilimin genellikle muhafazakâr olduğunu ve kesin tahminler yapmanın zor olduğunu belirtse de, bu otomasyon sisteminin benzer araştırmalarda uygulanmasına yönelik artan ilginin cesaret verici olduğunu ifade ediyor. Otomasyon, araştırmaların daha ucuz, hızlı ve doğru bir şekilde yürütülmesini sağlayarak teknolojik ilerlemeyi daha da hızlandırabilir.

"Bilimsel araştırmalarda otomasyonun norm haline gelmesi için, sadece dar bir alanda uzmanlaşmakla kalmayıp, aynı zamanda güçlü programlama becerilerine ve alışılmadık mühendislik çözümleri uygulama yeteneğine sahip yeni bir bilim insanı nesline ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Şu anda, bu tür yetenekli bireylerin çoğu iş dünyasında kariyer yapmayı tercih ediyor; onları bilime geri kazandırmak, ilerlemeyi önemli ölçüde hızlandıracaktır," diye sözlerini tamamlıyor Dr. Baronas.

Daha fazla bilgi için Vilnius Üniversitesi'nin resmî haberine göz atabilirsiniz.